Çin’de dünyanın ilk dördüncü nesil nükleer santrali devreye girdi: Reaktörün avantajları neler?

Çin, dünyanın ilk dördüncü nesil nükleer reaktörünü devreye aldığını açıkladı. Shandong Eyaleti, Shidao Körfezi’nde bulunan HTR-PM yüksek sıcaklıklı, gaz soğutmalı (HTGR) çakıl yataklı Shidao Bay Nükleer Santrali bu ayın başlarında faaliyete geçtiği bildirildi. 

En son teknoloji reaktörler olan 4. nesil reaktörler, mevcut reaktör teknolojilerine göre daha ekonomik, güvenli ve verimli olma avantajlarına sahip.

Küçük Modüler Reaktör olarak sınıflandırılan dördüncü nesil nükleer santral, yakın zamanda iki güvenlik testinden geçti. İki adet reaktör modüllerinin her biri 200 megawatt güce sahip.

Acil durum soğutma sistemi olmadan doğal olarak soğuyabiliyor

Testler sırasında reaktörün güç üretimi kasıtlı olarak durduruldu. Acil durum çekirdek soğutma sistemlerine ihtiyaç durmadan reaktör doğal olarak soğuyabildi. Bu gelişme yeni nesil daha güvenli santrallerin geliştirilmesi için çığır açan bir gelişme olarak tanımlanıyor.

4. nesil reaktör, pasif soğutma mekanizmaları, yüksek sıcaklıklara dayanıklı yakıt, reaksiyonunun kendi kendini düzenlemesi ve acil durumlara karşı dışarıdan yardım almadan dayanabilme kapasitesi gibi çeşitli güvenlik gelişmelerini getiriyor. Reaktör soğutma için helyum kullanıldığı için reaktörün kıyı şeridine, nehirlere veya geniş su kütlelerine yakın olması gerekmiyor.

Tesis, ortak bir buhar türbinine bağlı iki HTR-PM reaktör modülünden oluşuyor. Reaktörün inşaatı 9 Aralık 2012’de başladı. 20 Ağustos 2021’de ise işletme izni alınarak şebekeye bağlandı. Şuanda 2×200 MW kapasiteyle aktif olarak üretim gerçekleştiriliyor.

2200’den fazla yeni ekipmana sahip

Reaktörde 2200’den fazla yeni ekipman bulunuyor. Araştırmacılar tesiste bulunan destekleyici yakıt elemanı üretim hattının, dünyadaki en yüksek kapasiteli üretim hattı olduğunu iddia ediyor.

HTR-PM reaktörünün temel amacı 500°C’ye kadar yüksek sıcaklıkta buhar üretmek ve elektrik üretmek. Ekip, Çin’de doğal gaz ve kömürü kullanmak yerine petrokimya endüstrisine buhar ve elektrik sağlamanın ekonomik açıdan daha avantajlı olduğunu iddia ediyor.

Bu yenilikçi teknoloji, Çin’in 2060 yılındaki sıfır karbon hedefine ulaşması için büyük önem arz ediyor. Araştırmacılara göre, Çin’de bu teknolojiyi kullanan çok sayıda ticari proje şu anda planlama aşamasında.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x